Haber listesine dön...

16 Şubat 2010-TÜSİAD’ın 2010-2011 Faaliyet Programı

TÜSİAD’ın yeni Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, finansal düzenlemelerin küreselleşmenin hızına ayak uyduramadığını kaydederek, bundan sonra finansmana erişim imkanlarının zorlaşmasının kuvvetle muhtemel olduğuna dikkat çekti. –AB konusunda “AB’nin küresel bir rekabet gücüne ulaşması ve bölgesel gücünün tescil edilmesi için ancak Türkiye’nin AB üyeliğine kavuşması gerekiyor” diyen Boyner, IMF konusunun içi boşaltılmış siyasi tartışma haline geldiğini belirtti...

TÜSİAD Yönetim Kurulu yeni başkanı Ümit Boyner, Kurul üyeleri ile birlikte düzenlediği 2010-2011 Faaliyet Programına ilişkin basın toplantısında yaptığı konuşmada, küresel krize değinerek, krizin 2009 son çeyreğinde dip olarak tanımlanabilecek bölümünün artık aşıldığının düşünüldüğünü söyledi. Boyner, sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada yaygınlaşan istihdamsız büyüme sürecinin yeniden tekrarlanma ihtimaline karşı iş gücü piyasalarına esneklik sağlamanın tek çare gibi gözüktüğünü bildirdi.

Bundan sonra finansmana erişim imkanlarının zorlaşmasının kuvvetle muhtemel olduğuna dikkat çeken Boyner, risk alma davranışları geri gelene kadar daha az borçlanma ve daha çok özkaynak kullanan yeni iş modellerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye’de finansal piyasalar derinleşmezse özellikle küçük ve orta boy işletmelerin bazı zorluklar yaşayabileceğini işaret eden Boyner, finansal piyasaların derinleşmesinin şart olduğunu, ancak reel sektöründe daha sağlıklı yapıya kavuşması gerektiğini söyledi.

TÜSİAD Başkanı Boyner, Türkiye’nin içinde bulunduğu enerji koridorlarına işaret ederek, Türkiye’nin bölgesinde konumunu fırsata çevirebilmesi gerektiğini söyledi.

BRIC, iktisadi dengeleri alt üst edecek boyutta gelişiyor:

BRIC (Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin) ülkelerine de değinen Boyner, bu ülkelerin çok ciddi büyüme iştahı ile hareket ettiklerini, bunun iklim değişikliği, enerji arz güvenliği ve küresel gelir dağılımı bağlamında iktisadi dengeleri alt üst edecek boyutta olduğunu ifade etti. Boyner bu konuda şunları söyledi:

“G-20’nin artık bir iktisadi örgüt olmaktan çok, bir düzenleyici olarak küresel sistemi kararları alması gereken bir yapıya kavuşması ihtiyacından bahsediyorum. BRIC’in büyüme performansı dünyada fiyatlar üzerinde etkili olacak. Bu gelişmeler, bizim için enflasyon baskısı ve cari işlemler açısından ciddi risk demektir. Bu da Türkiye’nin enerji arz güvenliğini sağlamak, tarım sektörünü modernize ederek verimlilik artışı elde etme zorunluluğunu ortaya koyuyor”.

Türkiye’de refah toplumunun en önemli şartının toplam faktör verimliliğine dayalı bir büyüme olduğunu söyleyen Boyner, ithalat bağımlılığını arttıran bir büyüme sürecine geçildiğini, bunun, şartların aynı kalması durumunda, cari işlemler açığı yaratacağını belirtti.

Temel konu yüksek ve sürdürülebilir büyüme sürecine girmek:

TÜSİAD’ın 2010-2011 faaliyet programı hakkında da bilgi veren Boyner, faaliyet programının girişimcilikten, iklim değişikliğine kadar 15 ana temel konuyu içerdiğini belirtti.

Yatay konuları “Sürdürülebilir büyüme; verimlilik tabanlı büyüme”, “Demokratik standartların yükseltilmesi/siyasi reformlar”, “AB uyum süreci” ve “Dış siyasi ve ekonomik ilişkiler” olarak 4’e böldüklerine işaret eden Boyner, temel konunun yüksek ve sürdürülebilir büyüme sürecine girmek olduğunu vurguladı.

Boyner, sürdürülebilir büyümenin kısa dönemli politika tercihleriyle elde edilemediğini, buna karşılık kısa sürede elde edilen kalitesiz büyümenin ise hızla kaybolduğunu ve bu durumun işsizliği arttırdığını ifade etti.

TÜSİAD’ın 2010 yılında çalışmalarının başında, istihdam yaratma, işsizlikle mücadele, işgücü piyasasında katkıların giderilmesi, vergi politikası, kayıt dışı ile mücadele, mali uyum politikası, enflasyon riskinin bertaraf edilmesi, kısa vadede büyümenin dış finansman ihtiyacı, cari işlemler açığı sorunu, enerji piyasasının liberalleştirilmesi, enerji boru hatları politiği ve enerji arz güvenliğinin geldiğini belirten TÜSİAD Başkanı Boyner, kamu harcama reformunu önemsediklerini sözlerine ekledi.

TÜSİAD Başkanı Boyner, IMF konusunun içi boşaltılmış siyasi tartışma haline geldiğini belirterek, “Hükümetten bu konuda biz de çok karışık sinyaller alıyoruz. Çok açık olduklarını söyleyemeyeceğim” dedi. IMF konusunun iyimser senaryoda yer almadığını öne süren Boyner ancak bu açığı gidermek için bir kaynak bulunabileceğinin vurgulandığını ifade etti. Bu konuda, Hükümetten biraz daha tutarlı söylem duymak istediklerini ifade eden Boyner, kısa vadede dış açığın finansmanının önemli bir konu olduğunu, bu sorunun giderilmesinin de Hükümetin görevi olduğunu düşündüğünü dile getirdi.