|
14 Ocak 2010-Türkiye-Rusya KEK Müzakereleri
Türkiye ile Rusya Federasyonu arasında, ''Türkiye'de Nükleer Santral Tesisi Konusunda İşbirliği Ortak Beyannamesi'' imzalandı...
Başbakan Erdoğan, “Enerji konusu, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin en önemli unsuru. Doğalgaz alanında olan işbirliğimizin ham petrol ve nükleer enerji alanına da yayılmış olması aramızdaki bu ortaklığı güçlendirecektir.- Türkiye ile Rusya'nın dış ticaret hacmini 5 yıl içinde 100 milyar Dolar seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz”
Rusya Başbakanı Putin, “Hem Samsun-Ceyhan, hem de Güney Akım'da Türkiye, İtalya ve Rusya'nın ortak olmalarından ötürü, boru hatları konusunda üçlü bir devletler arası anlaşma yapılmasını önerdik”...
Türkiye ile Rusya Federasyonu arasındaki Karma Ekonomik İşbirliği Müzakereleri (KEK) kapsamında, 13 Ocak 2010 tarihinde Başbakan Erdoğan’ın Rusya’ya düzenlemiş olduğu çalışma ziyareti sırasında, başta nükleer enerji santralı işbirliği olmak üzere önemli konularda anlaşmalar yapılarak, önemli görüşmeler gerçekleştirildi.
Başbakan Erdoğan ve Rusya Federasyonu Başbakanı Vladimir Putin, yaptıkları görüşmelerin ardından bir toplantı düzenleyerek görüşmeleri hakkında bilgi verirken, toplantıda ayrıca, iki ülke arasında önemli anlaşmalar imzalandı. Bu anlaşmalar arasından ''Türkiye'de Nükleer Santral Tesisi Konusunda İşbirliği Ortak Beyannamesi''ni Türkiye adına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, ''Bitki Karantina Alanında İşbirliği Anlaşması'nı da Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker imzaladılar.
“Enerji konusu Türkiye ile Rusya Federasyonu arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin en önemli unsuru”:
Başbakan Erdoğan, basın toplantısında yaptığı konuşmada iki ülke arasında vizelerin kaldırılmasına yönelik çalışmaların başlatılacağını belirterek, enerji konusunun ise Türkiye ile Rusya Federasyonu arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin en önemli unsuru olduğunu ifade etti. “Doğalgaz alanında olan işbirliğimizin ham petrol ve nükleer enerji alanına da yayılmış olması aramızdaki bu ortaklığı çok daha güçlendirecektir'' diyen Erdoğan, “Bunun yanında ortak rafineri çalışmamız söz konusu. Bu çalışmada yine enerji alanında en önemli adımlarımızdan bir tanesi olacak. “ diye konuştu.
Başbakan Erdoğan ayrıca, “Her alanda ilişkilerin olumlu şekilde ilerliyor olması bizler için memnuniyet verici. Sayın Medvedev'in Mayıs veya Haziran ayında büyük ihtimalle Türkiye ziyareti söz konusu. Bu ziyarette de tabii önemli bazı adımların atılması söz konusu olacak.” diye konuştu.
5 yıl içinde iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin 100 milyar Dolar seviyesine çıkarılması hedefleniyor:
Mevcut ilişkilerin daha ileriye nasıl taşınabileceğini değerlendirme imkanı bulduklarını anlatan Başbakan Erdoğan, 2008 yılında iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin zirve yaptığını, küresel ekonomik kriz sebebiyle 2009'da hissedilebilir bir düşüş yaşandığını dile getirdi. İki ülke arası dış ticaret hacmini 5 yılda 100 milyar Dolar seviyesine çıkarmayı hedeflediklerini bildiren Başbakan Erdoğan, “Rusya Türkiye'nin 1., Türkiye ise Rusya'nın 7. ticari ve ekonomik ortağı olmuştur.” dedi.
Erdoğan ayrıca, 5 yıl yerine 4 yılda belirlenen ticaret hacmini yakalayacaklarına inandıklarını ifade ederek, “Bunu yapacak iradeyi taraflarda görüyoruz. Küresel kriz ekonomiyi olumsuz etkiledi, ama olumluya dönmeye başladı. İnanıyorum ki yoğun bir çalışmayla bu durumu kısa zamanda toparlarız" değerlendirmesini yaptı.
İki ülke arasında ticaretin geliştirilmesine yönelik çalışmalar:
İki ülkenin sürekli olarak bir kur baskısı altında ticaret yapmakta olduğunu ifade eden Erdoğan, “Bu kur baskısından kurtulmak üzere yerli paraya geçiş noktasında biz mevzuat çalışmalarımızı tamamladık. Yine değerli dostum Putin'in ifade ettiği gibi, iki bankamız şu anda bu uygulamalara geçti. Şu anda Rusya'da da bu çalışmalar yapılıyor. Bir an önce burada da bitirildiği anda gerek Türk Lirası'nda, gerekse Rus Ruble'sinde yapılacak bu çalışma inanıyorum ki tüm girişimcilerimizin işini kolaylaştıracağı gibi onları kur baskısından kurtaracak.” açıklamasını yaptı.
Başbakan Putin, “Öncelikle ağırlığımızı enerji alanındaki işbirliğine verdik”:
Rusya Federasyonu Başbakanı Putin ise, iki ülke ilişkilerinin son yıllarda giderek geliştiğini belirterek, "Maalesef küresel ekonomik kriz karşılıklı ekonomik ilişkilerimizi olumsuz etkiledi" dedi. Türkiye ile Rusya arasındaki ticaret hacminin önceki yıl 35 milyar dolara ulaştığına dikkat çeken Putin, "Son dönemde bu oran yüzde 40 oranında düştü. Ancak Türkiye hala Rusya Federasyonu'nun önemli ticaret ortaklarından biri. İki ülke arasında enerji alanında önemli işbirliği var" diye konuştu.
Görüşmeler sırasında ikili ilişkilerin değişik boyutlarını ele aldıklarını belirten Putin, “Öncelikle ağırlığımızı enerji alanındaki işbirliğine verdik. Rusya, Türkiye'nin en büyük ve en güvenli enerji kaynağı tedarikçisi, Türkiye'nin doğal gaz tedarikinde Rusya'nın payı yüzde 70 oranında. Burada sadece ticaretin arttırılmasını değil, karşılıklı yatırımların arttırılmasını da hedefliyoruz." diye konuştu.
Putin, Rusya-İtalya-Türkiye’nin boru hatları için hükümetlerarası anlaşma yapmasını önerdi:
Petrol ve doğal gaz boru hatları konusuna da değinen Putin, Erdoğan ile yaptığı görüşmede, bu yöndeki çalışmaların canlandırılması konusunda mutabık kaldıklarını ifade ederek, hem Samsun-Ceyhan, hem de Güney Akım'da Türkiye, İtalya ve Rusya'nın ortak olduklarını, boru hatları konusunda üçlü bir hükümetlerarası anlaşma yapılmasını önerdiklerini bildirdi. Erdoğan ile görüşmesinde Güney Akım Doğal gaz Boru Hattı ve Samsun-Ceyhan Petrol Boru Hattı Projelerini de ele aldıklarını söyleyen Putin, "Bu projelerimizin çevre güvenliği ve Avrupa'nın güvenliği açısından önemli olduğunu ispata gerek yok" dedi.
“Güney Akım Projesi ile ilgili çalışmalar Kasım 2010’da Türkiye’nin değerlendirmesine sunulacak”:
Başbakan Putin, Güney Akım ile ilgili çalışmaların öngörülen süre içinde devam ettiğini belirterek, Karadeniz'in dibi ile ilgili çevre değerlendirme raporunun yüzde 100, jeolojik sismik çalışmaların da yüzde 80-85 oranında tamamlandığını kaydetti. Bu çalışmaların tamamlanmasının ardından rapor haline getirilerek Türk tarafına sunulacağını ifade eden Putin, öngörülen süre olan 10 Kasım 2010'a kadar Türkiye'nin değerlendirmesini yapıp, çalışmalar için müsaadelerini vereceğini kaydetti. |